ALKIŞLAR GAKGOŞ'A


Son haftalarda yakaladığı çıkış ile Lig’in üst sıralarına oynayan Elazığspor’un, ilk defa hazır ve ciddi olan bir takıma karşı oynayacak olması, maç öncesinde kafamızda bazı soru işaretleri oluşturmuştu. Bu soru işaretlerinden dolayı da bu maçın hayli zor geçeceğini düşünüyordum. Ama sahada gördüm ki takım olarak Elazığspor bu maça iyi konsantre olmuş. Yani takım bu maça iyi hazırlanmış. Takımı bu maça iyi hazırladığı için yönetim kuruluna ve hocalarımıza teşekkür ediyorum. Bu maça iyi hazırlanan, futbolcu kardeşlerime de ayrıca teşekkür ediyorum, şahsım ve kamuoyu adına onları ayrıcada tebrik ediyorum.

         Elazığspor, karşılaşmanın yaklaşık olarak 65 dakikasını, güçlü rakibine oranla bir kişi eksik oynamasına ve hakem triyosunun tercih haklarını rakipten yana kullanmasına rağmen sahadan 2-1 galibiyet ile ayrıldı ve bu lig’de bende varım mesajını tüm rakiplerine bir kez daha gösterdi. 10 kişi kaldıktan sonra galibiyet golünü atması da ayrıca bir başarı idi. Cangele’nin yokluğunda onun yerine forma giyen futbolcularımız, bu işin bir takım oyunu olduğunu da bu işten azda olsa anlayanlara bir kez daha gösterdiler ki bu da bordo beyazlılar adına, ayrı bir artıydı. Özetle, Cumartesi günü ortaya konan futbol ile Elazığspor alkışı fazlası ile hak etti.

         Tabi temennim o ki Adana Demirspor maçında yakaladığımız bu konsantrasyon bundan sonra oynayacağımız karşılaşmalarda da devam etsin ve taraftarın “cıdırdık şampiyonluk istiyoruz” tezahüratı gerçeğe dönüşsün. Şuan Elazığspor’da yaşanan bu başarıyı, ben daha çok kulübü kötü gününde tercih eden “futbol oynamaya arzulu” futbolcular topluluğundan oluşmasına bağlıyorum. Bu futbolcu kardeşlerimizin de iyi sevk ve idare edilmeleri de ayrıca başarının önde gelen sebeplerinden bir tanesi diye düşünüyorum. Bundan önceki yazılarımda da defalarca belirttim bir kez daha belirtiyorum bu takıma şehrin sahip çıkması lazım. Adana’dan Elazığ’a 250 taraftar geldi, maalesef biz sadece 1000’e yakın taraftar ile takımımızı destekleye bildik. Bizi yönetenler ise hala kayıplar!

         Gelelim Ümit Hoca’nın mevzusuna.  Samsunspor deplasmanına gidemediğim için maçı televizyondan izledim. Hoca Perşembe günü bir basın toplantısı yaptı, Buyurun nereden başlayalım dedi. Bizde hocam Samsunspor maçından biraz konuşup, Adana Demirspor maçına dönelim dedik. Tamam dedi. Samsun maçı ile ilgili görüşlerini anlattı, bende bilgi sahibi olma adına ve bundan sonraki yorumlarda dikkat etme adına, Cavit – Noyan değişikliğinin (birçok yorumcu arkadaşlar benim gibi erken yapıldığına dair eleştiri yapmışlardı) eleştiri aldığını sordum. Hocada önce, ben eleştirileri kaile almıyorum dedi. Sonrada “Ben ulusal basını takmıyorum, yerel basını mı takacağım” diye bir cevap verdi. Bizde üstüne gitmedik fazla ve işi orada bıraktık. Hoca yanlış yaptığını anlamış olacak ki bu olayı, Adana Demirspor maçı sonu yapılan basın toplantısına taşıdı. Yine de canı sağ olsun, bizim için önemli olan Elazığspor’un başarısıdır. Tüm samimiyetim ile söylüyorum, inşallah Elazığspor şampiyon olur hocada çok büyük takımlara gider! Bu işi de fazla uzatmanın anlamı yok. Çünkü hocayı yanlış yönlendiren var. Bunlardan bir tanesi Hocanın basın odasına geldiğini görür görmez, “işte alemin kıralı geldi” dedi. Bu hemşehrimiz kendisi kulüpte çalışıyor ve yaşı hocadan kat kat büyük. Yaşı 60 olan bu zat bu kelimeyi acaba hayatı boyunca öz oğluna kullanmış mıdır merak ediyor mu?

Hocaya da son olarak şunu soruyor ve bu konuyu bitiriyorum, Elazığlının söylemi ile  sahi “Senin atına, kim eşek dedi Hoca?....

 

harputtv@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
05Şub

Kaçan Balık Büyük Olur

14Nis

KEMANIN SESİ!...

09Nis

MALATYASPOR MAÇINA DAİR…

18May

HAZIRLIKLAR YENİ SEZONA

04May

HOŞ GELDİN MALATYA!