Devlette Düalizm Olmaz


Ülkemizde 17 Aralıkla başlayan toz bulutu artarak devam ediyor. Bir tarafın kendi çıkarları ve hayalini kurdukları “emir eri” hükümetler kurmak emeline karşın, diğer tarafın milli iradeye, halkın seçtiği meşru hükümete ve dolayısıyla demokratik devleti korumaya yönelik tabii refleksleri devam ediyor.

Millet olarak devlete ayrı bir misyon ve görev biçmişiz. “Devlet, ebet müddet” demişiz. “Devlet başa kuzgun leşe” atasözüyle de devletin ve otoritenin ne kadar önemli olduğuna dikkat çekmişiz. Yine son günlerin tartışma konusu olan devletin bekası, bölünmemesi ve yok olmaması adına şehzade öldürülmesine bile fetva vermiş bir misyonun bakiyesiyiz. Hz. Peygamberin vefatının ardından daha mübarek naaşı defnedilmeden otorite boşluğu yaşanmasın diye yeni halifeyi seçme derdine düşmüş bir dinin mensuplarıyız.

Devleti, huzurun, barışın, güvenin, kalkınmanın ve gelişmenin merkezine oturtan bir gelenekten gelen Türk toplumlarında yönetim alanında “düalizm” asla görülmemiş, gözükmesi tehlikesine karşı ise sert önlemlerin alınmasından geri durulmamıştır.

Bugün, halkın iradesinin yansıması olan meşru hükümete karşı yapılan her türlü komplo ve tuzağın altında bir kötü yöneten bir idareden kurtulup yeni ve iyi yönetim sergileyecek bir idarenin tesisi değil.

Önceleri olaylara safiyane bakan geniş kitleler bugün resmin bütünün görünce hayretler içinde kalıyorlar. Daha düne kadar İnançlı, imanlı ve ihlaslı nesiller, yöneticiler, hakim, savcı, vali,, emniyet müdürü, doktor, öğretmen  yetiştirme e gibi ulvi gayelerle mücehhez zannedilen yapılanmanın nihai hedefinin  küresel ve emperyal güçlerin emelleriyle tevhit edilmiş hale gelmesiyle bütün çamaşırlar ortaya döküldü.

Bugün devleti ele geçirme davası olan hareketle hemen herkesin yolu geçmişte kesişmişti. 80 sonrası üniversite eğitimi alan, bir şehirde memur, esnaf olan herkesin mesaisinin bir kısmı vaaz kasetleri eşliğinde çay muhabbetleri ve ardından elma ikramı ritüellerinden geçmiştir. Hizmeti hayatının merkezine koymuş bir oluşum bu duruşu ve konumuyla yıllarca sırf bu gayretlerinden dolayı her kesimin gözdesi oldu. Kalbi yöneliş hayatın her safhasında kendini gösterdi.  Normalde öğrencilere ev verilmezken, camianın öğrencilerine ev vermek şöyle dursun tüm apartmanın, “ensar” sorumluluğuyla yardımına koştuğu, yemeğinden ev eşyasına kadar hemen her konuda kollandığı emanet titizliğiyle hep gözetildi.

Bu bakış idarecilerimizde de hep var oldu. Siyasetçilerimiz yanında il yöneticileri, belediye başkanları hatta tüm siyasi partilerin il yönetimleri onların elini sıcaktan soğuğa vurmalarına rıza göstermeyip her konuda seferber oldular. Zira onlara göre de bu insanlar kutlu bir görev yapıyorlardı. Gençliği; güzel idealler ve kalkınmış bir Türkiye hedefine kilitliyorlardı. İnançlı nesillere ihtiyacımız vardı ve bu camia bunu yapıyordu.

MİT krizine kadar ülkenin Başbakanı bile bu görüşteydi. Bazı farklı cemaat ve siyasi parti temsilcilerinin o güne kadar cemaat hakkında söyledikleri olumsuz cümleler her defasında Başbakan Erdoğan ve diğer bakanlardan dönüyor ve oluşuma toz kondurulmuyordu. Zira o güne kadar bugünlerde başbakanın büyük bir erdem ve mütevazılıkla belirttiği gibi “çok safmışız bizler hizmet ettiklerine inanıyorduk”

Belki kendilerine o tarihten önce de birtakım istihbarı bilgiler geliyordu ama bu kadar hizmete karşılık bu sıfatları camiaya yakıştırmanın büyük haksızlık olduğuna inanılıyordu.

Geldiğimiz noktada hizmetin asıl amacının neler olduğu net şekilde ortaya çıktı. Saf, samimi, rıza- i bari için bu camiada yer alan güzel insanlar bile şimdi aldatılmışlık hissiyle şok yaşıyorlar. Kendi kanalları ve gazetelerindeki onca dezenformasyona rağmen camianın izan sahibi insanları başını yastığa koyduktan sonra zihnini kemiren kurtlarla boğuşmakta bu günlerde.

Bizim, hatalı da olsa, eksiklikleri de bulunan bir hükümetimiz ve devletimiz var. Beğenmediğimizi önümüzde konan sandıklarla değiştiririz. Bunun için tehdit ve şantajlara ihtiyaç yok. Halkın iradesi ve demokrasinin imkânlarından faydalanmak yerine “bizim dershanemizi kapattılar biz de onlara bu hükümeti zehir ederiz” düşüncesi çok yanlış. Devlet herkes için var, bunu unutmayalım.

 

harputtv@hotmail.com

YAZIYI PAYLAŞ!

İlk Yorum Yazan Sen Ol!

YAZARIN SON 5 YAZISI
14Oca

HIZLI TREN

15Ara

BU YÜREĞİ ANLAMAK'

04Ara

'MORALİNİZ BOZUK'

27Kas

HEP BİRLİKTE KALKINMA

10Kas

HİZMETTE 7 AY